Elektrik Panosu Önü Yalıtkan Paspas Yönetmelik Hükmü Var mı?
Panonun önüne yalıtkan paspas veya halı serilmesini şart koşan yürürlükte bir yönetmelik hükmü bulunamadı; piyasanın atıf yaptığı 1973 tarihli Tüzük'ün Madde 277'si 2014'te yürürlükten kaldırıldı ve zaten kilitli dolapla "veya"lı bir alternatifti.
- Ön koşul
- Yok — doğrudan okunabilir
- Yayın
Bu sayfada · 10 başlık
- Piyasanın gösterdiği yönetmelik hangisi
- 1973 Tüzüğü’nün Madde 277’si ne diyordu
- Bu tüzük neden artık yürürlükte değil
- Kuvvetli Akım Yönetmeliği’nde geçen tek hüküm: ekipmanın denetimi
- Yürürlükte panonun önüne yalıtkan zemin şart koşan bir hüküm var mı
- Yalıtkan zemin ne işe yarar
- Yalıtkan zemin topraklamanın yerine geçmez
- Bu yazı neyi anlatmıyor
- Özet
- Sık sorulanlar
Güvenlik sınırı. Elektrik tesisatında ölçüm, sökme ve bağlantı işleri yetkili kişilerce ve enerji kesilerek yapılır. tam notu oku
“Elektrik panosunun önüne yalıtkan paspas koymak yönetmelik gereği” cümlesi internette sık dolaşır ve genellikle bir tarihe bağlanır: 1475 sayılı İş Kanunu. Bu yazı o iddianın kaynağını takip eder, kaynağın bugün hâlâ yürürlükte olup olmadığını sorar ve sorunun cevabının göründüğü kadar basit olmadığını gösterir.
Piyasanın gösterdiği yönetmelik hangisi
Yalıtkan paspas satan sayfaların büyük bölümü aynı gerekçeye atıf yapar: pano önünde belirli ölçüde yalıtkan bir zemin örtüsü bulundurmanın bir kanuna dayandığı söylenir. Atıf genellikle “1475 sayılı İş Kanunu” adını taşır, bazı sayfalarda bu ad başlığa kadar çıkar.
Buradaki ilk sorun isim karışıklığıdır. 1475 sayılı Kanun, iş sözleşmesi ve çalışma koşullarını düzenleyen genel bir iş kanunudur; elektrik tesisatına dair teknik bir hüküm taşımaz. Piyasanın gerçekte kastettiği metin, aynı dönemde bu kanuna dayanılarak çıkarılmış ayrı bir düzenlemedir: İşçi Sağlığı ve İş Güvenliği Tüzüğü. Kanun adı ile tüzük adı sayfadan sayfaya birbirinin yerine kullanılmış, atıf bu karışıklıkla birlikte yayılmıştır.
Tüzüğün adını bulmak, sorunun cevabını bulmak anlamına gelmez. Asıl soru iki katmanlıdır: bu tüzük gerçekten böyle bir hüküm taşıyor muydu, ve taşıyorsa bugün hâlâ yürürlükte mi.
1973 Tüzüğü’nün Madde 277’si ne diyordu
İşçi Sağlığı ve İş Güvenliği Tüzüğü 1973 yılında bir Bakanlar Kurulu Kararı ile yürürlüğe girmiştir. Tüzüğün Madde 277’si, atölye içinde veya işçilerin erişebileceği yerlerde bulunan tevzi tabloları, panoları ile kontrol tertibatı için şu hükmü taşırdı: “Atelye içinde veya işçilerin erişebileceği yerlerde bulunan tevzi tabloları, panoları ile kontrol tertibatı ve benzeri tesisat, kilitli dolap veya hücre içine konulacak veya bunların tabanı, elektrik akımı geçirmeyen malzeme ile kaplanmış olacaktır.”
Bu cümlenin piyasada aktarılış biçimiyle kendisi arasında bir fark var. Madde metni iki önlemi “veya” bağlacıyla birbirine bağlar: pano ya kilitli bir dolap veya hücre içine konulacak, ya da tabanı elektrik akımı geçirmeyen bir malzemeyle kaplanacaktır. Bunlar birbirini tamamlayan iki zorunluluk değil, birbirinin yerine geçebilen iki alternatiftir. Bir işyeri panoyu kilitli bir hücreye yerleştirmişse, tabanı ayrıca kaplamak maddenin lafzına göre şart değildir.
İkinci fark, kullanılan kelimede. Madde “elektrik akımı geçirmeyen malzeme” der; “halı”, “paspas” ya da belirli bir ürün adı geçmez. Metin bir nitelik tarif eder, bir ürün sınıfı adlandırmaz. Piyasanın “yalıtkan paspas” ürününü doğrudan bu maddeye bağlaması, maddenin kendi diliyle tam örtüşmez.
Bu tüzük neden artık yürürlükte değil
Piyasa kaynaklarının çoğunun atlamadığı ama gözden kaçırdığı bir gelişme var: İşçi Sağlığı ve İş Güvenliği Tüzüğü, 2014 yılında ayrı bir kararla yürürlükten kaldırılmıştır — 2014/6506 sayılı Bakanlar Kurulu Kararıyla yürürlüğe konulan «İşçi Sağlığı ve İş Güvenliği Tüzüğünün Yürürlükten Kaldırılmasına Dair Tüzük», Resmî Gazete 23.07.2014 tarih ve 29069 sayı. Bu kaldırma kararının Madde 1’i açık ve tek cümledir: “4/12/1973 tarih ve 7/7583 sayılı Bakanlar Kurulu Kararıyla yürürlüğe konulan İşçi Sağlığı ve İş Güvenliği Tüzüğü yürürlükten kaldırılmıştır.” Karar, Resmî Gazete’de yayımlandığı tarihte yürürlüğe girmiştir.
Yani Madde 277’nin bugün taşıdığı hukuki değer, bir metnin var olup olmadığı sorusundan farklı bir soruya bağlıdır: mülga bir tüzüğün bir maddesi, o tüzük kaldırıldıktan sonra bağlayıcı bir yükümlülük doğurmaz. İnternette dolaşan sayfaların büyük bölümü bu kaldırmadan habersiz görünüyor; bir kısmı maddeyi hâlâ yürürlükteymiş gibi aktarıyor, bir kısmı da kaynağı hiç belirtmeden sadece “yönetmelik gereği” diyor.
Burada iki ayrı hata birikiyor: piyasa hem 1973 tüzüğünü yanlış bir kanuna bağlıyor, hem de o tüzüğün on yılı aşkın süredir yürürlükte olmadığını atlıyor. Sonuçta ortaya çıkan cümle — “elektrik panosu önüne yalıtkan paspas koymak kanunen zorunludur” — iki kez hatalı bir zincirin ucunda duruyor.
Kuvvetli Akım Yönetmeliği’nde geçen tek hüküm: ekipmanın denetimi
Mülga tüzüğün yerini alan güncel mevzuata bakıldığında, elektrik tesislerinin işletme ve bakımını düzenleyen belge Elektrik Kuvvetli Akım Tesisleri Yönetmeliği’dir. Bu yönetmeliğin Madde 26’sı işletmede kullanılan yalıtkan araçlardan söz eder: “İşletmede kullanılan (Manevra çubukları, sigorta pensleri, yalıtkan eldivenler, yalıtkan sehpalar gibi) bütün araçlar standardında belirtildiği sürelerde, yoksa imalatçının öngördüğü sürelerde denetlenip bakım ve onarım altında bulundurulmalıdır.”
Bu maddenin konusu, panonun önüne bir zemin örtüsü serilmesi değildir. Madde, işletmede zaten bulunan yalıtkan araçların — örnek olarak sayılanlar arasında “yalıtkan sehpa” da var — periyodik olarak denetlenmesini ister. Denetim yükümlülüğü ile serme yükümlülüğü aynı şey değildir: biri var olan bir ekipmanın bakımını, öteki o ekipmanın panonun önüne konulmasının kendisini zorunlu kılar. Madde 26 birincisini söyler, ikincisini söylemez.
Aynı yönetmeliğin tam metni ayrıca taranmıştır ve metin içinde “yalıtkan halı”, “izole halı” veya “paspas” ifadeleri geçmez. Bu bir yorum değil, bir yokluk tespitidir: belgede aranan kelimeler yer almıyor.
Yürürlükte panonun önüne yalıtkan zemin şart koşan bir hüküm var mı
Şimdiye kadarki iki bulgu bir araya getirildiğinde, sorunun kısa cevabı şudur: panonun önüne yalıtkan bir zemin örtüsü serilmesini açıkça şart koşan, bugün yürürlükte olan bir yönetmelik hükmüne rastlanmadı. Elektrik Kuvvetli Akım Tesisleri Yönetmeliği’nin ilgili maddesi ekipman denetimini düzenliyor, serilmeyi değil; piyasanın gösterdiği hüküm ise mülga.
Bu cümlenin sınırını netleştirmek gerekir. “Bulunamadı” demek, “böyle bir yükümlülük yoktur” demekle aynı şey değildir. İşverenin işyerinde güvenli bir çalışma ortamı sağlama yükümlülüğü genel iş sağlığı ve güvenliği mevzuatında ayrı bir başlıktır ve bu genel yükümlülük, somut önlemleri işyerinin risk değerlendirmesine bırakır. Bu yazının taradığı belgelerde, “yalıtkan paspas” adıyla anılan somut bir zemin örtüsü zorunluluğuna rastlanmamıştır; bu, konuyla ilgili hiçbir genel yükümlülüğün bulunmadığı anlamına gelmez.
Yalıtkan zemin ne işe yarar
Bir yönetmelik hükmü olmasa da, yalıtkan bir zeminin fiziksel olarak ne yaptığı ayrı bir sorudur ve mekanizması açıktır. Bir arıza anında pano gövdesi veya bir metal parça gerilim altında kaldığında, ayakla toprak arasındaki yol o kişinin üzerinden akım geçip geçmeyeceğini belirler. Normal bir zemin — beton, seramik, nemli bir yüzey — bu yolu nispeten düşük dirençli tutar. Yalıtkan bir malzeme ayakla toprak arasına girdiğinde, bu yolun direncini büyütür.
Direncin büyümesi, aynı dokunma geriliminde ayaktan geçen akımı küçültür. Devrenin fiziği burada basittir: aynı gerilim, daha büyük dirence bölündüğünde daha küçük bir akım üretir. Yalıtkan zemin, kişiyi arızanın kendisinden korumaz — arızanın ürettiği gerilimi sıfırlamaz — ama o gerilimin vücuttan geçirdiği akımı sınırlayan bir katman ekler.
Bu katmanın etkili kalması bir ön şarta bağlıdır: yalıtkanlık özelliğinin korunması. Nemli, yıpranmış veya delinmiş bir yüzey aynı işlevi göremez; malzeme yaşlandıkça veya zarar gördükçe elektrik akımı geçirmeyen malzeme olma niteliğini kaybedebilir. Bu nedenle Elektrik Kuvvetli Akım Tesisleri Yönetmeliği’nin Madde 26’sı, yalıtkan araçların bir kere kurulup unutulacak değil, düzenli olarak denetlenmesi gereken ekipman olarak ele alınmasını ister.
Yalıtkan zemin topraklamanın yerine geçmez
Yalıtkan zemin ile topraklama, aynı tehlikeye karşı çalışan ama zıt yönlerden çalışan iki önlemdir. Topraklama, arıza akımının gövdeden insan yerine düşük dirençli bir toprak yoluna akmasını sağlayarak dokunma gerilimini küçük tutmayı hedefler (Topraklama Nedir, Neyi Korur?); yani yolu açar ve akımı kendine çeker. Yalıtkan zemin ise ayakla toprak arasındaki yolu zorlaştırarak aynı akımın kişi üzerinden geçmesini güçleştirir; yani bir yolu kapatır.
Biri kaynağı besleyen akımı yönlendirir, öteki kişiyi o akımdan ayırır. İkisi aynı anda var olabilir ve genellikle birlikte çalışır, ama biri ötekinin yerine geçmez. Topraklaması olmayan bir tesiste yalıtkan bir zeminin bulunması, topraklamanın gördüğü işi görmez; topraklaması sağlam bir tesiste yalıtkan zeminin bulunmaması da topraklamanın işlevini eksiltmez. İkisi ayrı sorulara cevap veren ayrı katmanlardır.
Bu yazı neyi anlatmıyor
Bu yazı bir ürün önerisi değildir; hangi kalınlıkta, hangi delinme gerilimine dayanıklı veya hangi ölçüde bir yalıtkan malzemenin seçileceği bu metnin konusu dışındadır — böyle bir seçim, panonun gerilim seviyesine ve işyerinin risk değerlendirmesine bağlı bir mühendislik ve tedarik kararıdır. Yazı ayrıca bir kişisel koruyucu donanım listesi de sunmaz; eldiven, bot veya vizör gibi ekipmanların seçimi ayrı bir konudur.
Panonun önündeki enerjinin kesilmesi ve kilitlenmesi de bu yazının kapsamı dışındadır; bu, ayrı bir güvenlik prosedürünün konusudur. Burada anlatılan yalnızca zeminin fiziksel işlevi ve bu işlevi düzenleyen mevzuatın bugünkü durumudur.
Özet
Piyasada dolaşan “elektrik panosu önüne yalıtkan paspas koymak yönetmelik gereği” cümlesi iki hataya dayanıyor: atıf yapılan kaynak aslında 1475 sayılı İş Kanunu değil, o kanuna dayanılarak çıkarılan İşçi Sağlığı ve İş Güvenliği Tüzüğü’dür; ve bu tüzük 2014 yılında yürürlükten kaldırılmıştır. Kaldırılan tüzüğün ilgili maddesi de zaten kilitli dolap ile yalıtkan taban arasında “veya” bağlacıyla kurulmuş bir seçenekti, tek başına bir yalıtkan zemin zorunluluğu değildi. Bugün yürürlükte olan Elektrik Kuvvetli Akım Tesisleri Yönetmeliği, yalıtkan araçların denetimini düzenler ama panonun önüne bir zemin örtüsü serilmesini şart koşan bir hüküm taşımaz. Yalıtkan zeminin fiziksel işlevi gerçektir — ayakla toprak arasındaki direnci büyütüp dokunma akımını sınırlar — ama bu işlev topraklamanın yerine geçmez; ikisi zıt yönlerden çalışan ayrı katmanlardır.
Sık sorulanlar
Elektrik panosu önüne yalıtkan paspas koymak yasal olarak zorunlu mu?
Bu konuda somut bir yalıtkan zemin zorunluluğu düzenleyen, bugün yürürlükte olan bir yönetmelik hükmüne rastlanmadı. Piyasanın gösterdiği dayanak mülga bir tüzük maddesidir. Bu, işyerinde genel iş sağlığı ve güvenliği yükümlülüklerinin bulunmadığı anlamına gelmez; yalnızca “yalıtkan paspas” adıyla anılan somut bir hükmün bu taramada görülmediği anlamına gelir.
1475 sayılı İş Kanunu panoya yalıtkan paspas koymayı mı şart koşuyor?
Hayır. 1475 sayılı Kanun genel bir iş kanunudur ve elektrik tesisatına dair teknik bir hüküm taşımaz. Piyasanın kastettiği metin, o kanuna dayanılarak çıkarılan ve 2014’te yürürlükten kalkan İşçi Sağlığı ve İş Güvenliği Tüzüğü’dür.
İşçi Sağlığı ve İş Güvenliği Tüzüğü’nün Madde 277’si hâlâ geçerli mi?
Hayır. Bu tüzük, 2014 yılında yayımlanan ayrı bir kararla bütünüyle yürürlükten kaldırılmıştır. Maddenin metni tarihsel bir belge olarak okunabilir ama bugün bağlayıcı bir yükümlülük doğurmaz.
Yalıtkan zemin olmadan pano güvenli sayılır mı?
Bu soru tek bir katmana indirgenemez. Panonun güvenliği topraklama, koruma cihazları ve enerjinin kesilip kesilmediği gibi birden çok katmanın birlikte çalışmasına bağlıdır. Yalıtkan zemin bunlardan biridir, tek başına yeterlilik ya da yetersizlik ölçütü değildir.
Yalıtkan paspas ile topraklama aynı işi mi görür?
Hayır, ikisi zıt yönlerden çalışır. Topraklama arıza akımını kişiden ayırıp toprağa yönlendirir, yalıtkan zemin ise ayakla toprak arasındaki yolu zorlaştırarak akımın kişi üzerinden geçmesini güçleştirir. Biri var olmadığında öteki onun işlevini üstlenmez.